DENEME BLOGU
  • Home
  • Download
  • Social
  • Features
    • Lifestyle
    • Sports Group
      • Category 1
      • Category 2
      • Category 3
      • Category 4
      • Category 5
    • Sub Menu 3
    • Sub Menu 4
  • Contact Us

 Kuşlar göçe koyulur, ırmaklar çağlar, birer birer dökülür yapraklar. Kimi kışı bekler kimi baharı... Her şeyin bir zamanı vardır ve binlerce yıldır insan, yeryüzünden hiç ders almamıştır, tuhaftır. Muriel Barbery, "Ama her şey vaktinde gelir. Beklemeyi bilen için her şey vaktinde gelir." der. Demesi kolay biliriz de beklemek öyle zor ki sevgili okur. Öyle zor!

                                                                      💮


Mücadeleyi Reddederken
   Çok kitap okudum... 
   Yine de bütün alaylılar gibi ne anladığımdan asla emin olamıyorum. Bir gün oluyor tüm bilgiyi bir bakışta kavramışım gibi geliyor. Sanki aniden görünmez dallar doğuyor ve kendi aralarında benim tüm dağınık okumalarımı birbirine bağlıyormuş gibi oluyor. Sonra anlam aniden gizleniyor, özü kaçırıyorum ve aynı satırları boşuna tekrar tekrar okuyorum. Her okuduğumda anlamı biraz daha kaçırırken, kendimi mönüyü dikkatli okuduğu için karnının doyduğuna inanan yaşlı bir deli sanıyorum. Bu yetenek ile bu körlüğün bağdaşması alaylılık özelliği sanırım. Kişiyi bütün iyi eğitimlerde görülen emin rehberlerden yoksun bırakan alaylılık, resmi söylemlerin çitlerle çevirdiği ve macerayı yasakladığı yerde, yine de bir düşünce sentezi ve özgürlük sunuyor kişiye. 
   Bu sabah mutfakta, önüme bir kitabı almış şaşkın şaşkın duruyorum. Münzevi girişimimdeki deliliğin beni kavradığı ve nihayet ustamı bulmuş olmaktan ama iki adım sonra da inkar etmekten çekindiğim anlardan birindeyim. 
   Adı Husserl. Ciddi, güç ve can sıkıcı, belli belirsiz de olsa Prusyalı bir şeyler çağrıştırdığından, eşlikçi hayvanlara ya da çikolata markalarına pek verilen bir ad değil. Ama bu beni teskin etmiyor. Dünya çapındaki düşüncenin olumsuz telkinlerine direnmeyi yazgımın bana herhangi bir insandan daha fazla öğrettiği kanısındayım. Dinleyin: Eğer şu ana dek beni çirkinlikten yaşlılığa, dulluktan kapıcılığa götüren kendi düşük yazgısına tevekkül gösteren zavallı biri olarak hayal ettiyseniz hayal gücünüz eksik demektir. Mücadeleyi reddettim elbette, bilerek geri çekildim. Ama ruhuma güvenerek, her türlü meydan okumaya karşı koyabilirim. Ad, konum ve görünüm bakımından yoksul biri olan ben, idrak gücüm içerisinde mağlup edilemez bir tanrıçayım. 
   Torbasız elektrik süpürgelerine uygun bir ad olduğuna karar verdiğim Edmund Husserl, benim şahsi Olimpos'umun kalıcılığını tehdit ediyor. 
   "Tamam, tamam, pekâlâ," diyorum iyice bir soluk alarak, "her problemin bir çözümü vardır, öyle değil mi?" 
   Ve kediye bakıyorum, cesaret bulmak umuduyla. 
   Nankör kedi cevap vermiyor. Kocaman bir parça domuz kavurmasını mideye indirdikten sonra artık büyük bir hayırhahlıkla hareket ederek koltuğu sömürgeleştiriyor. 
   "Tamam, tamam, pekâlâ," diye tekrarlıyorum aptalca ve şaşkın. Gülünç küçük kitaba yeniden bakıyorum. 
   Kartezyen Meditasyonlar - Fenomenolojiye Giriş. Kitabın adından ve ilk sayfalarından, daha önce Descartes'ı ve Kant'ı okumamış birinin fenomenolog bir filozof olan Husserl'i kavramasının mümkün olmadığı hemen anlaşılıyor. Ama Husserl'in Descartes'ına ve Kant'ına hâkim olmanın da transendantal fenomenolojiye girişin kapılarını açmadığı hemen belli oluyor. 
   Çok yazık! Çünkü ben sıkı bir Kant hayranıyım. Düşüncesinin, dehanın, kesinliğin ve deliliğin hayranlık verici bir konsantresi olması ve düzyazısı her ne kadar Spartalılara özgü sertlikte olsa da anlamına nüfuz etmekte pek güçlük çekmemiş olmam gibi karmaşık nedenlerim var. Kant'ın metinleri çok önemli metinler. Bence bunun kanıtı da sarı erik testinden başarıyla geçmeleri. 
   Sarı erik testi, insanın kolunu bağlayan gerçekliğiyle çarpıcıdır. Gücünü evrensel bir saptamadan alır: İnsan meyveyi ısırarak anlar. Neyi anlar? Her şeyi. Hayatta kalmaya mahkûm olan, sonra da bir akşam vakti zevki sezen, basit ve yüce şeylerin erdemlerine duyulan temel özlemi saptıran tüm yapay iştahların boşunalığını, söylemlerin yararsızlığını, kimsenin kaçamayacağı yavaş ve korkunç düşüşü, ama buna rağmen, sanatın zevkini ve korkunç güzelliğini insanlara öğretmek üzere elbirliği eden duyuların muhteşem şehvetini kavrayan bir insan soyunun ağır ağır olgunlaşmasını anlar. 
   Sarı erik testi benim mutfakta yapılır. Formika masanın üzerine meyveyi ve kitabı koyuyorum. Meyveyi kesip, kitaba girişiyorum. Birbirlerinin güçlü saldırılarına karşılıklı olarak direnirlerse, eğer erik benim metinden kuşku duymamı sağlayamazsa ve metin de meyvenin tadını bozmazsa, o zaman önemli bir girişimle karşı karşıya olduğumu anlarım. Yaldızlı küçük topların olağanüstü tadı karşısında, gülünç ve beş para etmez bir halde eriyip gitmeyen pek az eser olduğunu da belirtmeliyim. Bu yüzden istisnai. 
   "Berbat haldeyim," diyorum yine Lev'e, "çünkü Kantçılık konusundaki yeteneklerim, fenomenolojinin uçurumu karşısında hiçbir işe yaramıyor."
   Pek seçeneğim yok. Kütüphaneyi toplayıp getirmem ve konuya girişi saklandığı yerden arayıp bulmam gerekiyor. Okuru skolastik bir düşüncenin prangaları içine yerleştiren bu tür şerh ya da özetlerden genellikle uzak dururum. Ama şimdi durum, hık mık etme lüksünü gösteremeyeceğim kadar ciddi. Fenomenolojiyi kavrayamıyorum ve ben buna dayanamam.


                                                                     💮

Muriel Barbery - Kirpinin Zerafeti

Çevirmen: Işık Ergüden, Kırmızı Kedi Yayınları, s.42-44


Ne vakit üzülsek, tuhaf sorular birikir zihnimizde. Zaman geçer, sorular tekerrür eder. Ne fena şey şu hüzün şu lanet keder. 
Kadri Öztopçu, "Sorulmaktan kelimeleri yorgun düşmüş, harfleri lime lime olmuş sorulardır bunlar; yıllardır yine de sorarım: İnsan neden yaşar?" der kendi kendine. 
Böyle anlarda yaşama sımsıkı sarılmak gerek. İşte mavi gök işte bulutlar işte nergis kokan bahar. İşte harap olmuş kentlerde gülüp oynayan çocuklar. İşte hakikat sevgili okur işte yaşamak! 

💮

Karşılıklı oturmuştuk. Aramızda çapı elli santimi geçmeyen yuvarlak  masa, kahve fincanlarımız, konyak kadehlerimiz, üç kenarında deve kabartması olan, metal, üçgen bir küllük ve onulmaz can sıkıntım duruyordu. 

   Can sıkıntımdan bizi bir süreliğine rahat bırakmasını rica ettim. Hangi dağda kurt öldüyse, anlayışla karşıladı, geri çekildi. 
   Küçük bir keyif dalgası... 
   Sordum: "Ya siz? Siz ne iş yapıyorsunuz?”
   "Duruma göre değişiyor. Bazen, -şimdi olduğu gibi- kırık kalpleri onarmaya çalışırım. İnsanlara tutkularını satmam ama, paylaşırım. Daha doğrusu yanıt veririm tutkularına. Bazen de..." 
   Sustu, bir süre dalgın bakışlarla camdan dışarıyı seyretti, konyağını yudumladı, yeni bir sigara yaktı, huzursuzca kıpırdandı. İkircikliydi.
   "Buraya sizden söz etmek için geldik," dedi sonunda, "beni boş verin."
   Onu boş vermedim. Sorularla sıkıştırmadım da ama. Esmerliğinden beklenmeyecek koyu lacivert gözlerine dalıp adına bir dünya kurdum. 
   Onun dünyasında, onun kafa sesiydim şimdi: 
   - Hiç bir yere gitmeyen, istasyonu olmayan, çok vagonlu, uzun bir yolcu treninin makinistiyim ben.
   İnsanlar gelir, binerler. İnsanlar tuhaftır, hiç bir yere gidemeyeceklerini bile bile neden binerler benim trenime, anlayamam. 
   Anlamak için, laf aramızda, çaba da göstermem.
   Ağırlarım onları. Tutkularını, isteklerini kamçılar, sonra karşılar, üstelik paylaşmış gibi yaparım. Mutluymuşum gibi, onlarla birlikte olmaktan olağanüstü keyif alıyormuşum gibi yaparım.
   Mış gibi yapmaktır benim işim. İşimi iyi yaparım. Bilmiyorum, belki onu da mış gibi yaparım.
 İnsanlar trenime hüzünleriyle, mutsuzluklarıyla, öfkeleriyle, karamsarlıklarıyla, doyumsuzluklarıyla, kısacık ve asla sorumluluk almayacakları bir macera isteğiyle binerler. Ruhlarının ve bedenlerinin olanca açlığıyla, aç gözlülükle…
   Binerken, onları hiç bir yere götürmeyeceğimi bilirler. Zaten herhangi bir istasyonda bir bekleyenleri de olmadığından, varsa bile, artık kavuşmanın bir anlamı kalmadığından, ola ki kavuştular, sonrasına dair herhangi bir beklentileri, bir tasarıları olmadığından, bunu umutsuzca bildiklerinden, kabullendiklerinden, benden kendilerini bir yerlere götürmemi de istemezler.
   Bu, kayda geçirilmemiş bir anlaşmadır aramızda. 
   Trenimin bir adı yoktur. Yoktu, desem, belki daha doğru olacak, çünkü bugünden sonra bir ad vereceğim ona. Adını "Kırık Kalpler Treni" koyacağım. 
   Sahi, ne dersiniz? Kırık Kalpler Treni! Bu tren sadece kalbi kırıklar içindir! Her vagonunda onarılmayı bekleyen binlerce kalp kırığı... 
   Bayım, hangisi sizin kalp kırığınızdı, karıştırmışım da? Hah hah ha! 
   İşte siz de o trenin vagonlarından birindesiniz şimdi. Ötekiler gibi adı olmayan, olsa da beni ilgilendirmeyen, kimselerin umursamadığı, kendiniz de söylediniz ya, yok hükmünde biri. 
   Tuttum elinizden, duvar olmayan tek kapıdan içeri aldım sizi. Gözlerimin koyu lâciverdinin sahte olduğunu bile fark etmeden, içlerine düştünüz. Kayboldunuz gözlerimin içinde. Bu, hep böyledir. Dün maviydiler gözlerim, yarın ela olabilirler. Başka bir gün simsiyah... 
   Mış gibi meselesi, anlayacağınız... 
   Şimdi burada sizinle baş başa oturduğuma, kalbinizin kırığını onarmaya çalışıyormuşum gibi yaptığıma bakıp umutlanmayın lütfen. Paylaştığım sizin yalnızlığınız, sizin çaresizliğiniz, ya da ne bileyim, umutsuzluğunuz değil, kendiminkiler.
   Üzgünüm. 
   Fakat siz, kendi dünyanızda öylesine çaresiz biçimde yitip gitmişsiniz ki, gözünüz, önünüzde duranı görmüyor. Dalga geçtiğimi fark etmiyorsunuz bile. Dalga geçiyorum, çünkü benim de kalp kırıklarım var, binlerce ve onları onarmanın ya da yok saymayı becerebilmenin tek yolu, artık bu. Dalga geçmek!
   Bayım, size de bunu öneririm.
   Deneyin, seveceksiniz! 
   "Artık sizi boş veremem," dedim. "Mış gibi yapsanız bile, her şey sahte olsa bile yani, bunu yapamam. Duvar olmayan tek kapı bu: gözleriniz. Lacivert ya da elâ. Ya da siyah, yeşil; her neyse..." 
   Sonra çıkarıp kalbimin kırığını koydum masaya. 
   "Ellerinize teslim ediyorum işte. Buyrun, onarın lütfen."
   "Bazen" dedi, "onarmak isterken daha büyük kırıklara neden olabilirim ama. Buna hazır mısınız? Göğüsleyebilir misiniz? Hem, durun bakayım, ne dediniz az önce? Mış gibi yapmak... Öyle mi yaptığımı düşünüyorsunuz'?" 
   Ne söyleyebilirdim ki? Yanıt vermedim. Hem, bir suçlama da değildi bu; öyle ya, hangimiz mış gibi yapmıyorduk? 
   Kadehlerimiz boşalmıştı. Barmen dolularını getirdi, "Yanında bir şeyler ister misiniz?” dedi. 
   "Evet," diye yanıtladım, "birazcık umut!" 
   Bir yandan küllüğü değiştirirken, alaycı bir sesle: "Hiç kalmadı abi," dedi, "kainatın hali ortada!" 
   Kainatın hali ortadaydı. 
   Kalbimin kırığıysa masanın üzerinde. 
   Üstelik al birini vur ötekine! 
   Fırlama barmen yeniden tezgâhın arkasına geçti ve en sevdiğim şarkılardan birini çalmaya başladı. Nina Simone'ın aşık olunası sesi içimi huzurla doldurdu; ruhumda muhteşem yangınlar başlattı. Birlikte mırıldandım: "Don't let me be misunderstood..." 


💮

Kadri Öztopçu - Yanlış Hikâyeler

Can Yayınları, s.117-119




Güney Kurtalan Ekspresi (Ankara Kurtalan treni) seyahat bilgileri

Nasıl bir trenle seyahat edeceğim? 
TCDD dizel lokomotif + yolcu vagonları

Seçeneklerim neler? 
Pulman vagon (2+1), kuşetli (4 kişi) ve yataklı (2 kişi) vagon

Trende yemek var mı? 
Yemek vagonu var

Ankara ile Kurtalan arası mesafe ne kadar? 
1212 km

Ankara ile Kurtalan arası seyahat ne kadar sürer? 
Bir gün

Bileti nereden alabilirim? 
Tüm satış kanalları (İnternet, mobil, çağrı merkezi, istasyonlar ve acenteler)

Bileti ne zaman alabilirim? 
30 gün önceden itibaren

Güney Kurtalan Ekspresi (Ankara Kurtalan treni) ana istasyonlar:
  • ·         Ankara Tren İstasyonu
  • ·         Kayseri Tren İstasyonu
  • ·         Sivas Tren İstasyonu
  • ·         Çetinkaya Tren İstasyonu
  • ·         Malatya Tren İstasyonu
  • ·         Diyarbakır Tren İstasyonu
  • ·         Batman Tren İstasyonu
  • ·         Kurtalan Tren İstasyonu


Güney Kurtalan Ekspresi (Ankara Kurtalan treni) saatleri
Tren hareket günleri: Ankara’dan Pazartesi, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi, Tatvan’dan Pazartesi, Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar




Güney Kurtalan Ekspresi (Ankara Kurtalan treni) bilet fiyatları
Ankara-Kurtalan güzergahı için bilet fiyatları*:

Pulman koltuk: 44 TL/kişi
Kuşetli: 58 TL/kişi
Yataklı: 93 TL/kişi (Tek kişilik farkı: 20 TL)



Yaşamak gerek doya doya, bir ömre yakışır şekilde. Tezer Özlü'nün dediği gibi mesela, "Yaşamı cesur yaşamak gerek. Yaşamı doyarak yaşamak gerek. Yaşamı insafsızca yaşamak gerek. Yaşam sert. Yaşamı sert yaşamak gerek." Kim ne derse desin sevgili okur. Herkese ve her şeye rağmen istediğimiz gibi bir yaşamak düşleyeceğiz. Kimse için değil yok kendimiz için de olsa hayata alınan ikinci kişi de olsa bu hayat benim ve senin!

 💮

Telefonu kapatıyorum. Duşun altındayım. Yorgunluğumu duşun sıcak ve soğuk sularına bırakıyorum, ama sonu ve başlangıcı olmayan yolculuğu derinliğimde alıkoyuyorum. Her şey yolunda. Boğazım ve dişim ağrımasa. Gecenin herhangi bir anında ağrılarla uyanıyorum. Dişimin üzerine bir aspirin koyuyorum, bir de boğaz pastili alıp, ağrılardan daha güçlü olan yorgunluğun uykusunu yeniden uyuyorum.
   Tıp, tıp, tıp diye damlayan su damlacıklarıyla uyandığımda saat dört. Kalkıyorum. Duşun kapısını ve odanın koridora açılan kapısını kapıyorum.
   Bir süre sonra kent yaşamı başlayacak. Tüm işyerleri çalışan insanlarla dolacak. Sürekli çalışan fabrikalarda işçiler vardiya değiştirecek. İstasyonlarda trenler duracak. Trenler kalkacak. Gökyüzünde uçan uçaklar, dünyanın belli havaalanlarına doğru göklerde yol alacak. Gemilere arabalar, eşyalar yüklenecek, insanlar binecek. Uykusuz gece geçirenler yorgun kalkacak. Uzun uyuyanlar da yorgun kalkacak. Kimi mutlu, kimi acılı, kimi sevgi ile geçirdiği gecenin sabahında uyanacak. Kimi öfke ile. Kimi kendine güne nasıl başlayacağını soracak. Kimi bir intiharı düşünecek. Kimi özlem duyduğu bir kenti. Özlem duyduğu bir insanı. Kimi, bugün beklenmedik bir ölümü ölecek. Kimi yalnız dağlar ve tarlalarla tanıdığı dünyasına bakacak. Kimi tanrısına yakaracak. Kimi bir silahla birisini öldürecek. Kimi birilerini öldürmek için bir yere bomba atacak. Bombalı pankart asacak. Kimi ölümle yargılanacak. Kimi barış konferanslarına katılmak üzere uzak ülkelere kısa bir yolculuğa çıkacak. Bütün ülkelerin orduları savaş talimi yapacak. Gazeteler basılmıştır. Radyolar sabah programlarına başlayacak. Akdeniz'de balıkçılar ağlarını çoktan sulardan çekmiştir. Akdeniz'de kadınlar kapılarının önlerini çoktan süpürmüş, sulamıştır. Kamyonlar, arabalar yollardadır. Buzhanelerde bugün gömülmeyi bekleyen cesetler vardır. Sonsuz dünyanın sonsuz yazlarından bir sabah. 
   Sabah kentin büyük bir bölümünü pencerenin gerisinde görüyorum. Bu denli çok ülke, bu denli çok insan, bu denli çok roman kahramanı tanımalı mıydım. En yakın dostlarım romanların kahramanları gerisindeki yazarlar mı olmalıydı. Uçaklara, trenlere, otobüslere bu denli çok mu binmeliydim. Çeşitli kentlerin gecesinin uzantısında yaşayıp, sabahları uyanıp, gündüzleri uzun caddelerini mi yürümeliydim. Bir alan ve birkaç caddeden oluşan küçük bir kentte neden sınırlanmadı yaşamım. Mesela Zonguldak gibi... Bir kamp gecesi bir çadır içinde elimizde kadehlerimiz olsa sadece sen ve ben olsak mesela... Dışarıda yanan ateşin ışığı düşse inceden içeriye ve ben seni izlesem...


   Kentin geniş görüntüsüne daha uzun bakmadan masanın başına oturuyorum.

 💮

Tezer Özlü - Yaşamın Ucuna Yolculuk

Yapı Kredi Kültür Yayınları, s.41-42


Uçak bileti tamam, mayo da alınmış; e bilmediğin bir şehre gidip nerede kalacaksın?  Aslında çok seçeneğiniz var; Otel, hotel, kiralık ev, hostel, öğrenci yurtları… Her yıl milyonlarca turist çeken şehirlerde birkaç günlük konaklamanızı en ucuz haliyle planlayabileceğiniz bir şansınız var; bakınız hosteller.

ÖN YARGI VAR, YIKIN
Hostel hakkında gitmeden fikir yürütenler bu kuruluşların ne kadar tehlikeli ve korkunç olduğundan falan bahseder; ya da pisliğinden. Birçok kez doğru hostel tercihi yapmış biri olarak söylüyorum; yanlış tercih yapmış olanların gazına gelmeyin. Kimi yurt dışına dinlenmeye gider, siz de şayet öyle bir niyetle gitmişseniz, hostel zaten size göre değil.

HOSTEL NEDİR
Bu sorunun cevabını muhtemelen çoğunuz biliyorsunuz fakat  kısaca tanımlayacak olursak; Avrupa'da öğrencilerin ucuza konaklayabilmesi için öğrenci yurtlarına benzer bir sistemle çalışan pansiyonlara ‘hostel’ diyoruz. Öğrenci deyince aklınıza ne gelir; uygun bütçe, ucuzluk gelir. Gezer tozar, gece yatmaya da hostelime giderim kafasında olanların uğrak yeridir bu odalar.

DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA HOSTEL VAR
İnternete 'HostelWorld' yazın, dünyanın dört bir yanındaki hostellere ulaşın, seçin, beğenin, rezervasyon yaptırın.

BASİT, PRATİK, İŞLEVSEL
Düşük bütçeleri hosteller, özellikle sırt çantasını alıp gidenlerin vazgeçilmez adresi. Hostel uzun bir seyahat planı olanlara, öğrencilere, gezginlere çok basit, pratik ve işlevsel bir konaklama sunuyor.

NEYE BENZİYOR
Otel ve hotel mantığından farklı olarak çoklu konaklama göze çarpar; 4-6-8-12 kişilik odalarıyla seçenekleriniz var. Evet, tanımadığınız sizin dışınızdaki 8 kişiyle aynı odayı paylaşabilirsiniz, doğru anladınız. Hemen aklınıza ‘hırsızlık, gasp, adam kaçırma…’ gibi ne kadar felaket varsa gelmesin. Yasal bir kuruluşta, sizin gibi gezmeye gelmiş Avrupa’nın medeni gezginleriyle kalıyorsunuz.

TEHLİKELİ Mİ
Bu korku ve önyargınızı biraz olsun yıkmak için ‘hostel’ mantığından bahsedeyim. Öncelikle bu odalarda kalmak için ‘reception’ dediğimiz yerde ‘chek in’ yaparak odanıza geçiyorsunuz. Kimse bavulunuzu falan da taşımıyor, kendin pişir kendin ye. Yaptığınız şey aslında bir oda değil, yatak kiralamak.
Bunun yanında bir de size ait olan özel eşyalarınızı kilitleyebileceğiniz dolaplarınız var. İsterseniz anahtarı yutun, kimse eşyanızla ilgilenmiyor; sonuçta sizin gibi o da tehlikede olduğunun farkında. Siz yine de gitmeden önce seyahat sigortanızı mutlaka yaptırın tabii. Bu tarz olaylar görülmemiş midir, tabii ki görülmüştür ama dikkat ettiğiniz sürece hiçbir sorun olmaz.

TABİİ Kİ SEÇİCİ OLUN, HEPSİ AYNI DEĞİL
Her otel ve hotelde olduğu gibi, hostellerinde bütçeye göre kalitelisi, daha temizi ve güvenlisi var. Genelde en çok tercih edilen turistik şehirlerde böyle bir problem az görülür. Çünkü gezginlerin yoğun hostel ilgisi bu alanların kaliteli ve temiz olmasını gerekli kılıyor. Fakat teknolojinin çok gelişmediği fakir ülkelere giderseniz (Afrika, Hindistan…) hijyen konusunda seçici davranın.

SADECE UYUMALIK
Odada yaptığınız tek eylem ‘uyumak’. Onun dışında ortak alan dediğimiz mutfaklarda(hepsinde yok) yemek yiyebilir ve banyo kısımlarındaki kabinlerde özel ihtiyaçlarınızı giderebilirsiniz. Merak etmeyin en az standart bir otel kalitesinde ve temizler.

İKİ TÜR HOSTEL ODASI VAR
Genellikle 2 türlü hostel odası vardır denebilir. Birincisi; odanın büyüklüğüne göre farklı sayıda tekli yatağın veya ranza şeklinde yatakların sıralandığı dorm denilen odalar.
İkinci tür hostel odalar ise ‘private room’ dediğimiz 2 kişilik olanlar. İki ayrı yatağı olan odalar kalabalık ortamlardan rahatsız olanlar için uygun. Fakat hotellerin ‘bütçe’ mantalitesine ters ve pahalı. Gidin otelde kalın.

HOSTELDE KİMLER KALIR
Hostelde senin benim gibi gezginlerden öğrencilere, tek başına gelenlerden çiftlere, +18’den 70’e herkes kalabilir. Hostel kapıları dünyanın dört bir yanından gelen her insana kapılarını açıyor. Kaldığınız odalar adeta Birleşmiş Milletler; İngiliz’i, Fransız’ı, Türk’ü, Japon’u, Afrikalısı ve daha birçok ırktan insanla odanızı paylaşıyorsunuz.

HOSTEL KURALLARI
Odalarda boy boy asılı ‘görgü kuralları’ var: Sessiz olmak, kimseyi rahatsız etmemek ve odayı temiz tutmak başlıca görevleriniz. Aksi halde bir şikâyet gelirse güzel ceza ödersiniz.

KAÇ PARA
Yazının başında da söylediğim gibi hotellerdeki konaklama ücretlerinde kalite ve standartlar belirleyici. Gideceğiniz ülke, konaklayacağınız kişi sayısı ve merkezi uzaklığı oda fiyatlarını değiştiriyor. Hosteller genel olarak geceleği 10 euro kadar düşük bir fiyattan başlayarak 15-20-25 euro şeklinde değişkenlik gösterir.

Gitmeden önce internetten rezervasyon yapabileceğiniz gibi, yoldan geçerken de girip bir yatak kiralayabilirsiniz.

MEZKEZLER HOSTEL KAYNIYOR
Hostellerin en güzel özelliklerinden biri de genelde şehir merkezlerinde konumlanmaları. Yurt dışında zaten Türkiye’de olduğu gibi üç öğün açık büfeli son kalite otel bulmak zor, bulsanız da çok pahalı ve merkezden uzak. Hosteller siz gezginler için her şeyi düşünmüş adeta. Çantanı dolaba kitle, git gez, uyu kalk ve yola devam et. Basit ve pratik bir gezi için birebir.

ARKADAŞ CANLISI BİR ORTAMI VAR
Hostellerin herhalde en sevdiğim özelliği, bir sürü insanın sanki birbirleri için gelmiş gibi arkadaş canlısı olması. Hostellerin alt katında genelde pub ve restoranı bulunur. Burada sabah ve akşam aktiviteleri ile insanlar bir arada hareket edebiliyor. Kalabalık gruplar şeklinde turistik geziler düzenleniyor, eğlence ve adaptasyon için çeşitli oyunlar oynanıyor.





Özellikle uzun süre yürüyerek seyahat ederken yaptığım doğa kampları sırasında karşılaştığım en keyif bozucu durum kamp çadırını kuracak uygun zemin bulamamaktı. Yürüyerek seyahat edenler akşam nasıl bir zeminde ve havada uyuyacağını bilmeden hareket etmenin heyecanını her daim yaşarlar. Tüm gün boyunca 20 kg ağırlığa sahip sırt çantası ile yürüdükten sonra gece rahat ve konforlu bir uyku çekmek hakkım diye düşünmekteyim. Bu sebeple kamp matı özellikle sağladığı izolasyon ve uyku konforu açısından kamp malzemeleri arasında büyük önem taşımaktadır.



Kamp Matı Ne İşe Yarar?
Kamp yaparken uyku tulumumuzu ve kıyafetlerimizi soğuk havalardan korunmak için kullanmıyor muyuz? İşte kamp matı da tam olarak bu işe yarar ve benzer mantıkla çalışır. Çadırımızı kurduğumuz zemin ile vücudumuz arasında hareketsiz bir ölü hava katmanı yaratarak bizi zeminden gelen soğuğa karşı korur. Gece uyumak için yattığımızda vücut ısımız bu hava katmanını ısıtır. Böylece izole bir bariyer yaratmış oluruz.
Nasılsa uyku tulumum oldukça iyi, çok düşük sıcaklıklara kadar koruma sağlıyor, kamp matı kullanmama neden gerek var diye düşünmeniz çok normal. Unutmayın ki uyumak için tuluma girdiğimizda vücut ağırlığımız sebebiyle tulumun altta kalan kısmı zemin ile sırtımız arasında çok fazla sıkışır. Bu sıkışma sebebiyle zeminden gelen soğuğa karşı korumasız kalırız. İşte tam da bu yüzden tulum ile zemin arasına tampon görevi görecek kamp matı koymamız gerekmektedir. Matların sağladığı yalıtım R-değeri (R-value) olarak üreticiler tarafından gösterilmektedir. Almak istediğiniz kamp matını incelerken en düşük yalıtım değerinin 1.0 ve en yüksek yalıtım değerinin 9.5 olduğunu unutmayın. Genellikle kamp matının kalınlığı arttıkça R-değeri de artmaktadır.

Kamp Matı Modelleri:

Şişirilen Kamp Matları;

Bu tip kamp matları hava ile şişirilerek bir yastık görevi görür. Bazı markaların taşıma çantası aynı zamanda hava pompası olarak da kullanılmaktadır. Kimi markalar ise mata birleşik bir pompa ile satışa sunarlar. Sıcaklığı arttırmak için dolgu malzemesine veya yansıtıcı yüzeye sahip olabilirler.
Rahat ve hafif olmaları sırtçantalı seyahatler için oldukça kullanışlıdır. Bahar ve yaz aylarında kullanılmaları tavsiye edilir. İzole dolgu malzemesine sahip olan modeller tüm yıl boyunca kullanıma elverişli olabilirler. Bu tip kamp matlarının zemindeki sivri cisimlerden çok kolay etkileneceğini unutmayın. Gece vakti bir diken veya sivri bir taş yüzünden matınız delinebilir. Matları kamp sırasında tamir etmek zor olmasa da dikkatli kullanmakta fayda vardır. İzolasyon dolgusu olmayan modellerin yalıtım gücü de oldukça düşüktür.

Kendiliğinden Şişen Kamp Matı;

Geçen seneden beri kullanmaya karar verdiğim Therm-a-Rest® markası tarafından ilk kez üretilmeye başlanan bu tip matlar yalıtım için açık hücreli izolasyon köpüğü ve havayı birlikte kullanır. Şişirmek için ekstra bir çaba harcamanıza gerek yoktur. Matın vanasını açıp 10-15 dakika kendi haline bırakmanız yeterli olacaktır. Bu tip kamp matı hava geçirmez ve suya karşı dayanıklı bir kılıfla sarılıdır. Bu da sert cisimlere karşı biraz daha dayanıklı olmasına sebep olur. Uzun süreli kamp yapanlar arasında son derece popülerdir. Uygun şekilde kullandığınız takdirde evinizdeki yatak konforunu aratmadığını görebilirsiniz. Son derece rahat olması, sertliğinin ayarlanabilmesi, yüksek oranda yalıtım sağlaması ve toplandığında çok az yer kaplaması gibi harika özelliklere sahiptir. Bunun yanında basit köpük matlara oranla ağır ve çok daha pahalı olmaları yaygın olarak kullanımını olumsuz etkilemektedir. Çok sık ve üç günden daha uzun süren kamplar yapıyorsanız kendiliğinden şişen kamp matı almayı düşünebilirsiniz. Yılda 3-5 kez sadece haftasonları kamp yapacaksanız bu tip matlar gereksiz yere bütçenizi zorlayabilir.

Köpük Kamp Matı;

En basit ve herkes tarafından iyi tanınan kamp matıdır. Son derece kapalı hava hücrelerine sahip yoğun köpük malzemeden üretilmişlerdir. Hafif, ucuz ve son derece dayanıklıdır. Harika yalıtım sağlar ve suya karşı da dayanıklıdır. Tüm bu özelliklerinin yanında rahat bir uyku isteyenler için iyi bir seçim olmadığını söylemek zorundayım. Sert ve hacimli olmaları da olumsuz yönleri arasındadır. Birkaç günlük kamplar için kullanışlı olabilir. Üniversitede dağcılık eğitimi alırken kış faaliyetlerinde bile son derece ucuz köpük matları kullandığımızı hatırlıyorum.

Hangi Kamp Matı Satın Alınmalı?
Unutmayın kamp malzemeleri için “en iyi” diye bir kavram yoktur. Seyahatinize ve bütçenize göre “en uygun” malzeme vardır. Kamp matı satın almadan önce ne tür bir seyahat yapacağınızı iyice düşünmenizi öneririm. Böylece sizin için en kullanışlı ve uygun kamp matına karar verebilirsiniz.



Vakit geçiyor. Gün akşama, akşam geceye dönüyor ve bütün bunlara kuşlar şahit, gök şahit, insan şahit. Yaşlanıyoruz. Sait Faik nasıl anlatıyordu İki Kişiye Bir Hikâyesi'nde, hatırlayın: "Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden." Sonra kalbini göstererek devam ediyordu adam: "Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır." Ne kadar zaman geçerse geçsin, bir yüreğimiz vardır. Umudumuz oradadır.

                                                                         💮


İpek fabrikasının geniş cephesi ayla ışıldadı. Kapının önünden birkaç kişi acele acele geçtiler. Ben isteksiz, nereye gideceği meçhul adımlarla yürürken, kapıcı arkamdan seslendi: 

   — Nereye? 
   — Şöyle bir gezineyim, dedim. 
   — Cambaza gitmiyor musun? Cevap vermediğimi görünce ilave etti: 
   — Herkes gidiyor. Bursa'ya daha böylesi gelmemiş. 
   — Hiç niyetim yok, dedim. 
   Yalvardı, yalvardı, beni fabrikayı beklemeye razı etti. Biraz oturdum, bir cıgara içtim, bir türkü söyledim. Sonra canım sıkıldı. Ne etsem, dedim, kalktım, kapıcı odasındaki çivili bastonu aldım, fabrikayı dolaşmaya çıktım. 
   Kızların çalıştığı kozahaneyi geçer geçmez bir pıtırtı işittim. Cebimdeki elektrik fenerini yaktım. Etrafı taradım. Fenerin uzanan gür ışığında kaçmaya çabalayan iki çıplak ayak gözüktü. Arkasından seğirttim, kaçanı yakaladım. 
   Kapıcı odasına hırsızla beraber girdik. Kapıcının sarı ışıklı fenerini yaktım. 
   Ay bu ne küçük hırsızdı böyle! Ellerimin içinde kırarcasına sıktığım eli ufacık. Gözleri pırıl pırıl.
   Neden sonra gülmek için, hem de katıla katıla gülmek için ellerini bıraktım. 
   Bu sefer küçücük bir çakıyla üzerime hücum etti. Ve çapkın beni küçük parmağımdan yaraladı. Sımsıkı yakaladım keratayı. Ceplerini aradım. Bir parça kaçak tütün ve yine aynı sıfatlı bir iki cıgara kâğıdı, temizce bir mendil buldum. Kanayan parmağıma onun kaçak tütününden bastım; mendili yırttım ve elimi ona bağlattım. Kalan tütünle de iki kalın cigara sardık, ahbapça konuştuk.
   On beş yaşında vardı. Hani böyle şey âdeti değildi ama gençlik işte! Birisi ondan ipekli mendil istemişti, hani canım anlarsın ya, âşıklısı, sevdalısı, komşu kızı işte! Para da yok ki gidip çarşıdan alsın. Düşünmüş taşınmış aklına bu çare gelmiş. Ben: 
   — Peki, dedim, imalathane bu tarafta sen aksi tarafta ne arıyordun? 
   Güldü. İmalathanenin nerede olduğunu o ne bilecekti. 
   Birer de benim köylü cıgarasından yaktık, iyice ahbap olmuştuk. 
   Halis Bursalı'ydı, doğma büyüme. İstanbul'a değil Mudanya'ya bile koca ömründe –bunu söylerken yüzünü görseydiniz– bir defacık inmişti. 
   Emir Sultan'da, ay ışığında, kızak kaydığımız zamanlar benim de aynı bu tonda, bu kıvamda arkadaşlarım olmuştu. 
   Eminim ki bunun da onlar gibi uzaktan sesini duyduğum Gökdere'nin havuzlarında derisi karardı. Biliyorum ki, mevsim mevsim meyvelerin kabuğunun rengini alıyor. 
   Baktım, yeşil üst kabuğu düşmüş bir ceviz esmerliğiyle esmerdi. Yine bir taze ceviz beyazlığıyla beyaz ve gevrek dişleri vardı. Ben bilirim, yazın başlangıcından ta ceviz mevsimine kadar Bursa çocuklarının yalnız elleri erik ve şeftali, yalnız çizgili mintanlarının kopmuş düğmelerinden gözüken göğüsleri fındık yaprağı kokar. O sırada kapıcının saati on ikiyi çaldı. Neredeyse cambaz bitecekti. 
   — Kaçayım, dedi. Onu ipekli mendili vermeden gönderdiğime müteessir düşünürken dışarıda bir gürültüyle silkindim. Kapıcı söylene söylene odadan içeri giriyordu. Arkasından da hırsız... 
   Bu sefer ben kulaklarını çektim. Kapıcı çıplak tabanlarını ince bir söğüt dalıyla epey haşladı. Bereket patron orada yoktu. Yoksa yallah onu polise verirdi. "Bu yaşta bir çocuk hırsız! Efendim, hapishanede yatsın da akıllansın." diyerek. 
   Çok korkuttuk, ağlamadı. Gözleri ağlamaya hazır çocukların gözlerine döndü ama dudaklarında ufacık bir titreme gözükmedi ve kaşları sabit, kararlı hallerini hiç bozmadılar. Yalnız biraz rüzgârlıydılar.
   Bırakınca azat edilmiş bir kırlangıç gibi fırladı. Ay ışığını ve mısır tarlasını keskin bir kanat gibi sıyırarak kaçtı gitti. 
   Ben o zamanlar malların istif edildiği imalathanenin üstündeki bölmede yatardım. Odam ne güzeldi. Hele mehtaplı gecelerde ne şirin olurdu. Tam pencereme yakın bir dut ağacı vardı. Ay ışığı dut yapraklarından süzülür, odaya pare pare dökülürdü. Aşağı yukarı yaz kış pencereyi açık bırakırdım. Ne serin, ne tuhaf rüzgârlar eserdi. Vapurlarda da çalıştığım için rüzgârları kokularından lodos, poyraz, karayel, günbatısı diye tefrik eder, tanırdım. Ne rüzgârlar battaniyemin üzerinden acayip birer rüya gibi gelip geçtiler. 
   Uykum çok hafiftir. Sabaha yakındı. Dışardan bir gürültü geliyordu. Adeta dut ağacında birisi vardı Korkmuşum ki kalkamadım, bağıramadım. Tam bu sırada da pencerede bir hayal belirdi.
   O'ydu, yavaşça pencereden sıyrıldı. Benim önümden geçerken gözlerimi kapadım, dolapları karıştırdı. İstifleri uzun müddet alan talan etti. Sesimi çıkarmadım. Doğrusu bu cesarete karşı bütün malı alıp girseydi sesimi çıkarmayacaktım. Yarın patron: 
   — Ulan üstüne ölü toprağı mı serpilmişti, hayvan! diye kıçıma bir tekme, beni koyacağını bildiğim halde gık demedim. Halbuki o, yine geldiği gibi bomboş, sessiz sedasiz pencereden sıyrılıp gitti. Bu anda da bir dal çıtırtısı işittim. Düşmüştü. Aşağıya indiğim zaman başına kapıcıyla beraber birkaç kişi birikmişlerdi.
   Ölmek üzereydi. Sımsıkı kapalı yumruğunu kapıcı açtı. Bu avcun içinden bir ipekli mendil su gibi fışkırdı. 
   Ya... İyi, halis ipekli mendiller hep böyledir. Avcunun içinde istediğin kadar sıkar, buruşturursun; sonra avuç açıldı mı insanın elinden su gibi fışkırır. 


                                                                         💮


Sait Faik Abasıyanık - İpekli Mendil

Türkiye İş Bankası Yayınları, s.39-42 (Semaver, 2015, 4. Baskı)



ARABA İLE GİTMEK…
Mail kutuma yoğun bir şekilde gelen bir diğer soru, Ukrayna’ya araba ile gitmek. Her ne kadar Ukrayna’ya araba ile yolculuk fikri çılgınca gelse de özellikle gezginlerin ve 2 kişi tatile çıkanların tercih ettiği yöntemlerden birisi araba ile ülkeler arası dolaşım. Bunun için ilk önce rotanızı oluşturmanız gerekli. Türkiye’den sadece karayolu ile Ukrayna’ya gitmek için geçeceğiniz ülkeler, Bulgaristan, Romanya ve Moldova. İlk önce bu ülkelerden transit geçiş vizesi almanız gerekiyor, ayrıca her gümrükte o ülkeye giriş yaparken trafik sigortası da yaptırıyorsunuz. Her ne kadar zorlu bir süreç olsa da 3 ülke üzerinden Ukrayna’ya araba ile gitme fikri cazip gözüküyor. Her ne kadar Bulgaristan üzerinden geçerken bazı vatandaşlarımız yolda güvenlik sıkıntısı yaşasa da, sınır kapıları eziyet haline gelse de Ukrayna gezisi için alternatif ve heyecan verici yollar arayan gezginler için ideal bir yol.

EN UCUZ NASIL GİDERİM…
Ukrayna gezisi için kullanacağınız aslında çok fazla alternatif yol var. Ukrayna’ya en ucuz nasıl giderim? sorusunun cevabı ise,  Türkiye Ukrayna uçak biletleri son zamanlarda iki ülke arasındaki uçuş yapan firmaların artması sebebiyle gayet ucuzladı. Ucuz Ukrayna uçak biletleri sayesinde Ukrayna’ya Türkiye’den seyahatler de arttı. Şu anda Ukrayna gezisi için en ucuz seyahat Ankara – Kiev ucuz uçak bileti sunan Pegasus tarafından her gün sağlanıyor. 155 TL’ye tek yön uçak biletleri bulmak mümkün. Bir diğer ucuz uçak bileti ise İstanbul – Zaporijya arası yine Pegasus tarafından direk uçuşlar. Onur Air ile de İstanbul Odessa uçak biletleri 200 TL’ye varan fiyatlarla bulmak mümkün. İstanbul Kherson uçak bileti ise 400 ile 600 TL arası sadece THY tarafından sağlanıyor.

TÜRKİYE-UKRAYNA FERİBOT SEFERLERİ…
Daha önce Zonguldak limanı üzerinden Ukrayna’nın Odessa şehrine feribot seferleri vardı ancak bu seferler iptal edilmişti. 2017 yılından itibaren İstanbul’dan Odessa’ya feribot seferleri haftanın 2 günü Salı ve Perşembe olmak üzere başladı. 27 saat süren seyahat sürelerinde aracınızı da feribot ile götürebilirsiniz. İstanbul Odessa feribot ücretleri ne kadar diye soracak olursanız, 150 $ dan başlayan 300 $ a kadar değişen fiyatlar mevcut.

UKRAYNA’YA TREN İLE GİTMEK…
Ukrayna’ya gitmek alternatifleri içinde uçak, araba ve feribot dışında tren ile gitmek seçeneği var. Bu alternatif her ne kadar yorucu ve çok uzun sürse de İstanbul üzerinden Ukrayna’ya tren ile gitmek mümkün. Türkiye Bulgaristan arası tren seferleri mevcut ve bu seferler ile Bugaristan’a kadar gidip oradan Ukrayna’ya tren ile gidebilirsiniz.





Türkiye’den vizesiz ve pasaportsuz gidilen ülkelere bir yenisi daha eklenince insanların kafasında acaba hangi ülkelere pasaportsuz kimlikle gidilir diye soru işaretleri oluşmaya başladı. Peki bunun sebepleri ne olabilir? Mesela bir çoğumuz pasaport almak istiyoruz ama acaba o pasaportu bir daha kullanacak mıyız? Yoksa tozlu raflarda yerini koruyup pasaportun son geçerlilik tarihi geçecek mi? Başka bir örnek ise; Diyelim ki 4 kişilik bir aileyiz ve ailenin her birine ayrı ayrı pasaport çıkarmak çok ayrı bir maliyet olacak. Bu durumda imdadımıza pasaport istemeyen ülkeler koşuyor. Bir çoğunun yorumu ise ‘’Aman ne var yurt dışında? Türkiye hepsinden güzel’’ dese de insan sırf merak duygusundan dolayı gezip görmek ve keşfetmek istiyor. Pasaport istemeyen ülkeler ve sadece kimlikle gidilen ülkeleri merak edenler için bu gezi rehberini hazırlamaya ihtiyaç duydum. Nüfus kağıdıyla hangi ülkelere gidilir yazıma isteyenler gittiği ülkelerde yaşadıkları tecrübelerini yorum kısmında paylaşabilirler.


KİMLİKLE UKRAYNA

2017 Mart ayı itibariyle kulaktan kulağa dolaşan pasaportsuz Ukrayna nihayetinde sonuçlandı. Ukrayna’ya kimlikle giriş yazımdan tüm detaylara ulaşabilirsiniz. Ukrayna’nın müthiş doğası ile birlikte gittiğim yerlerde en çok beğendiğim Pirogovo Açık Hava Müzesi ve Ukrayna Aşk Tüneli’ni de listeye eklemenizi muhakkak tavsiye ederim. Ukrayna’ya gideceklere tavsiyeler yazımda ise detaylarla Ukrayna seyahatinizi kolaylaştırabilirsiniz. Kısaca burada da bahsetmek gerekirse, Ukrayna’ya ehliyet ile giriş yapamazsınız. Türkiye’den vizesiz ve pasaportsuz gidilen ülkelerde bu konuya dikkat etmenizi tavsiye ederim. Ukrayna’ya deniz yoluyla gitmek isteyenler Haydarpaşa Garı’ndan 22 saatlik yolculuk ile Odessa’ya feribot ile gidebilirler. Feribotta 3 öğün yemek verilmektedir.

GÜRCİSTAN

Hemen kapı komşumuz olan Gürcistan sınırına kadar arabayla gittiğimde inanılmaz sıra vardı. Sistem arızası sebebiyle 2 saat bekledik ama 4 araç ileriye ya gittik ya gidemedik. Biz de şansımızı zorlamayıp rotamızı Gürcistan – Azerbaycan – İran ve Nahçıvan olmak üzere daha sonraya erteledik. Gürcistan’ın en meşhur şehirlerinden Batum ve Tiflis ile gezilecek yerleri gidip tecrübe edindiğimde detaylı şekilde yazacağım. Gürcistan’da kalış süresinin 1 yıla uzatıldığını da unutmayalım.

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ

Kıbrıs’a pasaport gerekiyor mu gerekmiyor mu? Kafalardaki soru işaretleri yerini sakinliğe bıraksın diyelim. Kıbrıs’a girerken pasaport gerekmiyor. Girne ve Lefkoşa gezilerim sırasında gözlemlerim ise; Kıbrıs sadece gece hayatı üzerine kurulu gibi geldi. Kumar turizmi adı altında fiyatlarda oldukça pahalıydı. Kıbrıs gezi rehberimden daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

ESKİ KİMLİKLE YURT DIŞINA ÇIKILIR MI?

Kıbrıs’a beraber gittiğim arkadaşım eski kimlikle Kıbrıs’a giriş yapmıştı. Eski kimlikle Ukrayna’ya gidemezsiniz. Yeni kimliğiniz olmalıdır. Gürcistan’a kimlikle giriş ücreti ise 15 TL olup eğer yeni kimlik başvurusu yapmış iseniz ve yeni kimliğiniz elinize ulaşmamış ise Gürcistan’a giremezsiniz. Nüfus kağıdıyla hangi ülkelere gidilir? Diye google’da aratıp bavulları hazırlayıp seyahat etmeden önce bu uyarıları ciddiye almanızı tavsiye ederim. Ben bu uyarıyı hem Gürcistan sınır kontrolünde görmüştüm hem de Karadeniz’de kamp yaparken 3 kişiden bir kişinin yeni kimlik başvurusu yapıp eski kimlikle Gürcistan’a alınmadığını kendisinden öğrenmiştim.

Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa

ABOUT ME

I could look back at my life and get a good story out of it. It's a picture of somebody trying to figure things out.

POPULAR POSTS

  • Stuart Dybek - Chicago Kıyıları
    Otuz yedinci kattaki bir otel odasında aynı anda uyuyorlar. İkisi de saatin kaç olduğunundan emin değil, hâlâ biraz sarhoşlar, aralarında bü...
  • "Kızgın Ova" - Juan Rulfo
       Güneydeki dağların en yüksek, en kayalık olanı Luvina'dır. Luvina kireç yapımında kullanılan o boz taşla kaplıdır, ama o taştan ne ki...
  • "Tutkulu Perçem" - Sevgi Soysal
     Şeylerdeki şeyler işte - sokaklardaki insanlar görmüyorlar beni. Oysa günlerdir tutkularım perçemlerimde dolaşıyorum. Nemli bir öğle sonras...
  • KAMP ALANI: CAMPING FUSİNA TOURIST VILLAGE
    Ulaşım Venedik Mestre tren istasyonunun tam önündeki otobüs durağından saatte bir kalkan 11 numaralı otobüsün son durağı Fusina Camping. Yol...
  • "Kahramanın Sonsuz Yolculuğu" - Joseph Campbell
     Erkek ve kadınların çoğu göreceli olarak bilinçdışı denebilecek medeni ve kabilesel alışkanlıklardan daha macerasız olan yolu yeğler. Fakat...
  • "Gezinti" - Robert Walser
     Bisiklete binmiş bir montajcı, 134/III. milis taburundan bir arkadaşım, geçerken sesleniyor bana: "Gördüğüm kadarıyla, yine aylak ayla...
  • AMERİKA YAZ KAMPLARI
    Amerika Yaz Kampı Nedir? Kamplara katılmış olan belli bir yaş aralığındaki çocuklarla ilgilenen, onların kamp süresince katıldıkları aktivit...
  • KAMP ALANI: GÖKOVA AKKAYA ORMAN KAMPI
    Ulaşım Muğla'nın merkezine 30km mesafede olan Akyaka'ya Muğla Otogarından sezonda her yarım saate bir dolmuş kalkıyor. Akyaka'ya...
  • "Kâğıt adam" - Gallagher Lawson
    Onu derinlere gömdüğünü düşünürken, zihninde mağaza vitrinine ait belli belirsiz bir anı canlandı. Anı sanki zincirlerinden kurtulmuş, nefes...
  • KAMP ALANI: DALYAN CAMPING MUĞLA
    Ulaşım Dalyan'a ulaşmak için Muğla'nın Ortaca İlçesindeki otogardan sık sık kalkan minibüsleri kullanabilirsiniz. Dalyan Merkez'...

Advertisement

Follow us on Facebook

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

EREN ARDA GÜLER. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Featured Post (Slider)

Kötüye Kullanım Bildir

Archive

  • ▼  2020 ( 184 )
    • ▼  Mayıs ( 50 )
      • Osman Şahin - Mahşer
      • Robert Seethaler - Toprak
      • Oya Baydar - Elveda Alyoşa
      • Zygmunt Bauman - Akışkan Aşk
      • Drago Jancar - Kehanet
      • B. Nihan Eren - Hayat Otel
      • Yücel Balku - Sükût Ayyuka Çıkar
      • Robert Musil - Hayalperestler
      • Andre Gide - Pastoral Senfoni
      • Karl Polanyi - Büyük Dönüşüm
      • Bilge Karasu - Gece
      • Stefan Zweig - Bir Çöküşün Romanı
      • Özcan Karabulut - Baştan Sona Yalnızlık
      • Michel Houellebecq - Kuşatılmış Yaşamlar
      • Melisa Yılmaz - Üflenmemiş Rüzgârlar
      • Kazuo İshiguro - Gömülü Dev
      • Jean-Christophe Grangé - Son Av
      • Nezihe Altuğ - Seviname
      • Jeanette Winterson - Tek Meyve Portakal Değildir
      • B. Nihan Eren - Kör Pencerede Uyuyan
      • Selçuk Baran - Bozkır Çiçekleri
      • Hakan Bıçakcı - Aramızdaki En Kısa Mesafe
      • DARIDERE KAMP ALANI
      • MEDUSA CAFE BAR CAMPING
      • CAN MOCAMP
      • CAMP İSTANBUL
      • KAŞ CAMPING
      • CAMPING ADRİAKE
      • HİNDİBA DOĞA EVİ / PANSİYON
      • KABATEPE ORMAN KAMPI
      • KARAASLAN CAMPING TESİSLERİ
      • BOLU ALADAĞ KAMP EĞİTİM MERKEZİ (ALADAĞ GENÇLİK İZ...
      • KAMP ALANI: TARIK'IN YERİ
      • TEZEL CAMPING
      • GÜNBATMADAN KAMP ALANI
      • ŞİMŞİRLİK KAMP ALANI VE ALABALIK TESİSLERİ
      • KAMP ALANI: CAMPING VILLAGE ROMA
      • KAMP ALANI: CAMPING HOTEL CITTA Dİ BOLOGNA
      • KAMP ALANI: CAMPING FUSİNA TOURIST VILLAGE
      • KAMP ALANI: DALYAN CAMPING MUĞLA
      • KAMP ALANI: GÖKOVA AKKAYA ORMAN KAMPI
      • KAMP ALANI: ANT CAMPING BALIKESİR
      • KAMP ALANI: GÜZELDERE ŞELALESİ DÜZCE
      • KAMP ALANI: ADA PANSİYON ANTALYA
      • GAZİANTEP'İN ÇIRAĞANI: HIŞVAHAN HAN
      • ZEUGMA
      • MEDENİYETİN BAŞLANGICI: GÖBEKLİTEPE
      • BULUTLAR ÜLKESİ: POKUT YAYLASI
      • ANKARA ULUCANLAR CEZAEVİ
      • GAZİANTEP BEY MAHALLESİ
    • ►  Nisan ( 44 )
    • ►  Mart ( 17 )
    • ►  Şubat ( 73 )
  • ►  2019 ( 258 )
    • ►  Kasım ( 43 )
    • ►  Ekim ( 43 )
    • ►  Eylül ( 53 )
    • ►  Ağustos ( 6 )
    • ►  Temmuz ( 2 )
    • ►  Haziran ( 9 )
    • ►  Mayıs ( 16 )
    • ►  Nisan ( 56 )
    • ►  Mart ( 15 )
    • ►  Şubat ( 7 )
    • ►  Ocak ( 8 )
  • ►  2018 ( 51 )
    • ►  Aralık ( 7 )
    • ►  Kasım ( 8 )
    • ►  Ekim ( 7 )
    • ►  Eylül ( 3 )
    • ►  Temmuz ( 2 )
    • ►  Haziran ( 3 )
    • ►  Mayıs ( 1 )
    • ►  Nisan ( 4 )
    • ►  Mart ( 3 )
    • ►  Şubat ( 5 )
    • ►  Ocak ( 8 )
  • ►  2017 ( 11 )
    • ►  Aralık ( 1 )
    • ►  Ekim ( 10 )

Bu Blogda Ara

Blog Archive

  • ▼  2020 ( 184 )
    • ▼  Mayıs 2020 ( 50 )
      • Osman Şahin - Mahşer
      • Robert Seethaler - Toprak
      • Oya Baydar - Elveda Alyoşa
      • Zygmunt Bauman - Akışkan Aşk
      • Drago Jancar - Kehanet
      • B. Nihan Eren - Hayat Otel
      • Yücel Balku - Sükût Ayyuka Çıkar
      • Robert Musil - Hayalperestler
      • Andre Gide - Pastoral Senfoni
      • Karl Polanyi - Büyük Dönüşüm
      • Bilge Karasu - Gece
      • Stefan Zweig - Bir Çöküşün Romanı
      • Özcan Karabulut - Baştan Sona Yalnızlık
      • Michel Houellebecq - Kuşatılmış Yaşamlar
      • Melisa Yılmaz - Üflenmemiş Rüzgârlar
      • Kazuo İshiguro - Gömülü Dev
      • Jean-Christophe Grangé - Son Av
      • Nezihe Altuğ - Seviname
      • Jeanette Winterson - Tek Meyve Portakal Değildir
      • B. Nihan Eren - Kör Pencerede Uyuyan
      • Selçuk Baran - Bozkır Çiçekleri
      • Hakan Bıçakcı - Aramızdaki En Kısa Mesafe
      • DARIDERE KAMP ALANI
      • MEDUSA CAFE BAR CAMPING
      • CAN MOCAMP
      • CAMP İSTANBUL
      • KAŞ CAMPING
      • CAMPING ADRİAKE
      • HİNDİBA DOĞA EVİ / PANSİYON
      • KABATEPE ORMAN KAMPI
      • KARAASLAN CAMPING TESİSLERİ
      • BOLU ALADAĞ KAMP EĞİTİM MERKEZİ (ALADAĞ GENÇLİK İZ...
      • KAMP ALANI: TARIK'IN YERİ
      • TEZEL CAMPING
      • GÜNBATMADAN KAMP ALANI
      • ŞİMŞİRLİK KAMP ALANI VE ALABALIK TESİSLERİ
      • KAMP ALANI: CAMPING VILLAGE ROMA
      • KAMP ALANI: CAMPING HOTEL CITTA Dİ BOLOGNA
      • KAMP ALANI: CAMPING FUSİNA TOURIST VILLAGE
      • KAMP ALANI: DALYAN CAMPING MUĞLA
      • KAMP ALANI: GÖKOVA AKKAYA ORMAN KAMPI
      • KAMP ALANI: ANT CAMPING BALIKESİR
      • KAMP ALANI: GÜZELDERE ŞELALESİ DÜZCE
      • KAMP ALANI: ADA PANSİYON ANTALYA
      • GAZİANTEP'İN ÇIRAĞANI: HIŞVAHAN HAN
      • ZEUGMA
      • MEDENİYETİN BAŞLANGICI: GÖBEKLİTEPE
      • BULUTLAR ÜLKESİ: POKUT YAYLASI
      • ANKARA ULUCANLAR CEZAEVİ
      • GAZİANTEP BEY MAHALLESİ
    • ►  Nisan 2020 ( 44 )
    • ►  Mart 2020 ( 17 )
    • ►  Şubat 2020 ( 73 )
  • ►  2019 ( 258 )
    • ►  Kasım 2019 ( 43 )
    • ►  Ekim 2019 ( 43 )
    • ►  Eylül 2019 ( 53 )
    • ►  Ağustos 2019 ( 6 )
    • ►  Temmuz 2019 ( 2 )
    • ►  Haziran 2019 ( 9 )
    • ►  Mayıs 2019 ( 16 )
    • ►  Nisan 2019 ( 56 )
    • ►  Mart 2019 ( 15 )
    • ►  Şubat 2019 ( 7 )
    • ►  Ocak 2019 ( 8 )
  • ►  2018 ( 51 )
    • ►  Aralık 2018 ( 7 )
    • ►  Kasım 2018 ( 8 )
    • ►  Ekim 2018 ( 7 )
    • ►  Eylül 2018 ( 3 )
    • ►  Temmuz 2018 ( 2 )
    • ►  Haziran 2018 ( 3 )
    • ►  Mayıs 2018 ( 1 )
    • ►  Nisan 2018 ( 4 )
    • ►  Mart 2018 ( 3 )
    • ►  Şubat 2018 ( 5 )
    • ►  Ocak 2018 ( 8 )
  • ►  2017 ( 11 )
    • ►  Aralık 2017 ( 1 )
    • ►  Ekim 2017 ( 10 )

Combine

Horizontal

Vertical1

Vertical2

Gallery

Portfolio

  • Home
  • Features
  • _Multi DropDown
  • __DropDown 1
  • __DropDown 2
  • __DropDown 3
  • _ShortCodes
  • _SiteMap
  • _Error Page
  • Learn Blogging
  • Documentation
  • _Web Documentation
  • _Video Documentation
  • Download This Template

Footer Menu Widget

  • Home
  • About
  • Contact Us

Social Plugin

Contact us

About

Channels

  • abd
  • adana
  • afrika
  • afyon
  • ağva kilimli koyu
  • airport
  • almanya
  • amerika
  • andorra
  • anı harabeleri
  • ankara
  • antalya
  • apostil
  • app
  • araç
  • arkadaş
  • asya
  • Atatürk
  • avrupa
  • avusturya
  • ayder yaylası
  • balıkesir
  • balkanlar
  • bandırma
  • banka
  • bebek
  • belarus
  • bisiklet
  • bisikletli kamp
  • blog
  • blogger
  • bolu
  • bosna hersek
  • bursa
  • card
  • couchsurfing
  • çadır
  • çadır kurulumu
  • çalışmak
  • çıldır gölü
  • çin
  • çin seddi
  • çipli pasaport
  • denizli
  • doğa
  • doğu ekspresi
  • dolar
  • dost
  • dünya
  • e-pasaport
  • elazığ
  • en iyi bölgeler
  • erciyes ekspresi
  • erzurum
  • eskişehir
  • etik
  • euro
  • evcil
  • everest
  • festival
  • fırat ekspresi
  • fotoğrafçılık
  • galata kulesi
  • gecelemek
  • gezi
  • glamping
  • gümüşhane
  • güney kurtalan ekspresi
  • gürcistan
  • güvenilir
  • güvenlik
  • harcama
  • hava durumu
  • havaalanı
  • havalimanı
  • hayvan
  • hindistan
  • hostel
  • ısparta
  • iç anadolu
  • ingiltere
  • interrail
  • isic card
  • istanbul
  • iş
  • izmir
  • jet lag
  • kahvaltı
  • kamp
  • kamp alanı
  • kamp amerika
  • kamp eczanesi
  • kamp ekipman
  • kamp matı
  • kamp mutfağı
  • kanada
  • karadağ
  • karadeniz
  • karavan
  • karavan kampı
  • karesi ekspresi
  • karester yaylası
  • kars
  • kars kalesi
  • kart
  • kasım
  • kastamonu
  • kayak
  • kayak merkezleri
  • kayseri
  • kıbrıs
  • kış
  • kızılcahamam
  • kira
  • kocaeli
  • konaklama
  • kosova
  • kredi kartı
  • kutlama
  • küba
  • kültür
  • kütahya
  • macera
  • makedonya
  • malatya
  • maliyet
  • manzara
  • marmara
  • mil
  • miras
  • moldova
  • osmaniye
  • otel
  • outdoor
  • oyun
  • öğrenci
  • pamukkale
  • para
  • pasaport
  • rehber
  • rize
  • rota
  • rüzgar
  • sabahlamak
  • seyahat
  • sırbistan
  • sırt çantası
  • singapur
  • şile
  • tarih
  • tatil
  • tax free
  • tcdd
  • telefon
  • temizlik
  • tırmanma
  • travel
  • tren
  • türk lirası
  • türkiye
  • ucuz
  • uçak
  • ukrayna
  • uluslararası
  • uygulama
  • uyku tulumu
  • uyumak
  • uzungöl
  • ülke
  • üniversite
  • vanlife
  • vatandaşlık
  • verçenik yaylası
  • vergi
  • vietnam
  • visa
  • vize
  • vizesiz ülkeler
  • wordpress
  • work
  • work and travel
  • world
  • yapıt
  • yaz
  • yedigöller
  • yemek
  • yeşil pasaport
  • yeşillik
  • yurtdışı

Categories

  • abd
  • adana
  • afrika
  • afyon
  • ağva kilimli koyu
  • airport
  • almanya
  • amerika
  • andorra
  • anı harabeleri
  • ankara
  • antalya
  • apostil
  • app
  • araç
  • arkadaş
  • asya
  • Atatürk
  • avrupa
  • avusturya
  • ayder yaylası
  • balıkesir
  • balkanlar
  • bandırma
  • banka
  • bebek
  • belarus
  • bisiklet
  • bisikletli kamp
  • blog
  • blogger
  • bolu
  • bosna hersek
  • bursa
  • card
  • couchsurfing
  • çadır
  • çadır kurulumu
  • çalışmak
  • çıldır gölü
  • çin
  • çin seddi
  • çipli pasaport
  • denizli
  • doğa
  • doğu ekspresi
  • dolar
  • dost
  • dünya
  • e-pasaport
  • elazığ
  • en iyi bölgeler
  • erciyes ekspresi
  • erzurum
  • eskişehir
  • etik
  • euro
  • evcil
  • everest
  • festival
  • fırat ekspresi
  • fotoğrafçılık
  • galata kulesi
  • gecelemek
  • gezi
  • glamping
  • gümüşhane
  • güney kurtalan ekspresi
  • gürcistan
  • güvenilir
  • güvenlik
  • harcama
  • hava durumu
  • havaalanı
  • havalimanı
  • hayvan
  • hindistan
  • hostel
  • ısparta
  • iç anadolu
  • ingiltere
  • interrail
  • isic card
  • istanbul
  • iş
  • izmir
  • jet lag
  • kahvaltı
  • kamp
  • kamp alanı
  • kamp amerika
  • kamp eczanesi
  • kamp ekipman
  • kamp matı
  • kamp mutfağı
  • kanada
  • karadağ
  • karadeniz
  • karavan
  • karavan kampı
  • karesi ekspresi
  • karester yaylası
  • kars
  • kars kalesi
  • kart
  • kasım
  • kastamonu
  • kayak
  • kayak merkezleri
  • kayseri
  • kıbrıs
  • kış
  • kızılcahamam
  • kira
  • kocaeli
  • konaklama
  • kosova
  • kredi kartı
  • kutlama
  • küba
  • kültür
  • kütahya
  • macera
  • makedonya
  • malatya
  • maliyet
  • manzara
  • marmara
  • mil
  • miras
  • moldova
  • osmaniye
  • otel
  • outdoor
  • oyun
  • öğrenci
  • pamukkale
  • para
  • pasaport
  • rehber
  • rize
  • rota
  • rüzgar
  • sabahlamak
  • seyahat
  • sırbistan
  • sırt çantası
  • singapur
  • şile
  • tarih
  • tatil
  • tax free
  • tcdd
  • telefon
  • temizlik
  • tırmanma
  • travel
  • tren
  • türk lirası
  • türkiye
  • ucuz
  • uçak
  • ukrayna
  • uluslararası
  • uygulama
  • uyku tulumu
  • uyumak
  • uzungöl
  • ülke
  • üniversite
  • vanlife
  • vatandaşlık
  • verçenik yaylası
  • vergi
  • vietnam
  • visa
  • vize
  • vizesiz ülkeler
  • wordpress
  • work
  • work and travel
  • world
  • yapıt
  • yaz
  • yedigöller
  • yemek
  • yeşil pasaport
  • yeşillik
  • yurtdışı

PGA Head Teaching Professional

Fotoğrafım
erenardaguler
Profilimin tamamını görüntüle

Channels

  • abd
  • adana
  • afrika
  • afyon
  • ağva kilimli koyu
  • airport
  • almanya
  • amerika
  • andorra
  • anı harabeleri
  • ankara
  • antalya
  • apostil
  • app
  • araç
  • arkadaş
  • asya
  • Atatürk
  • avrupa
  • avusturya
  • ayder yaylası
  • balıkesir
  • balkanlar
  • bandırma
  • banka
  • bebek
  • belarus
  • bisiklet
  • bisikletli kamp
  • blog
  • blogger
  • bolu
  • bosna hersek
  • bursa
  • card
  • couchsurfing
  • çadır
  • çadır kurulumu
  • çalışmak
  • çıldır gölü
  • çin
  • çin seddi
  • çipli pasaport
  • denizli
  • doğa
  • doğu ekspresi
  • dolar
  • dost
  • dünya
  • e-pasaport
  • elazığ
  • en iyi bölgeler
  • erciyes ekspresi
  • erzurum
  • eskişehir
  • etik
  • euro
  • evcil
  • everest
  • festival
  • fırat ekspresi
  • fotoğrafçılık
  • galata kulesi
  • gecelemek
  • gezi
  • glamping
  • gümüşhane
  • güney kurtalan ekspresi
  • gürcistan
  • güvenilir
  • güvenlik
  • harcama
  • hava durumu
  • havaalanı
  • havalimanı
  • hayvan
  • hindistan
  • hostel
  • ısparta
  • iç anadolu
  • ingiltere
  • interrail
  • isic card
  • istanbul
  • iş
  • izmir
  • jet lag
  • kahvaltı
  • kamp
  • kamp alanı
  • kamp amerika
  • kamp eczanesi
  • kamp ekipman
  • kamp matı
  • kamp mutfağı
  • kanada
  • karadağ
  • karadeniz
  • karavan
  • karavan kampı
  • karesi ekspresi
  • karester yaylası
  • kars
  • kars kalesi
  • kart
  • kasım
  • kastamonu
  • kayak
  • kayak merkezleri
  • kayseri
  • kıbrıs
  • kış
  • kızılcahamam
  • kira
  • kocaeli
  • konaklama
  • kosova
  • kredi kartı
  • kutlama
  • küba
  • kültür
  • kütahya
  • macera
  • makedonya
  • malatya
  • maliyet
  • manzara
  • marmara
  • mil
  • miras
  • moldova
  • osmaniye
  • otel
  • outdoor
  • oyun
  • öğrenci
  • pamukkale
  • para
  • pasaport
  • rehber
  • rize
  • rota
  • rüzgar
  • sabahlamak
  • seyahat
  • sırbistan
  • sırt çantası
  • singapur
  • şile
  • tarih
  • tatil
  • tax free
  • tcdd
  • telefon
  • temizlik
  • tırmanma
  • travel
  • tren
  • türk lirası
  • türkiye
  • ucuz
  • uçak
  • ukrayna
  • uluslararası
  • uygulama
  • uyku tulumu
  • uyumak
  • uzungöl
  • ülke
  • üniversite
  • vanlife
  • vatandaşlık
  • verçenik yaylası
  • vergi
  • vietnam
  • visa
  • vize
  • vizesiz ülkeler
  • wordpress
  • work
  • work and travel
  • world
  • yapıt
  • yaz
  • yedigöller
  • yemek
  • yeşil pasaport
  • yeşillik
  • yurtdışı

Subscribe To Sarah Bennett Blog

Kayıtlar
Atom
Kayıtlar
Tüm Yorumlar
Atom
Tüm Yorumlar

Slider Widget

5/recent/slider

CATEGORIES

  • abd
  • adana
  • afrika
  • afyon
  • ağva kilimli koyu
  • airport
  • almanya
  • amerika
  • andorra
  • anı harabeleri
  • ankara
  • antalya
  • apostil
  • app
  • araç
  • arkadaş
  • asya
  • Atatürk
  • avrupa
  • avusturya
  • ayder yaylası
  • balıkesir
  • balkanlar
  • bandırma
  • banka
  • bebek
  • belarus
  • bisiklet
  • bisikletli kamp
  • blog
  • blogger
  • bolu
  • bosna hersek
  • bursa
  • card
  • couchsurfing
  • çadır
  • çadır kurulumu
  • çalışmak
  • çıldır gölü
  • çin
  • çin seddi
  • çipli pasaport
  • denizli
  • doğa
  • doğu ekspresi
  • dolar
  • dost
  • dünya
  • e-pasaport
  • elazığ
  • en iyi bölgeler
  • erciyes ekspresi
  • erzurum
  • eskişehir
  • etik
  • euro
  • evcil
  • everest
  • festival
  • fırat ekspresi
  • fotoğrafçılık
  • galata kulesi
  • gecelemek
  • gezi
  • glamping
  • gümüşhane
  • güney kurtalan ekspresi
  • gürcistan
  • güvenilir
  • güvenlik
  • harcama
  • hava durumu
  • havaalanı
  • havalimanı
  • hayvan
  • hindistan
  • hostel
  • ısparta
  • iç anadolu
  • ingiltere
  • interrail
  • isic card
  • istanbul
  • iş
  • izmir
  • jet lag
  • kahvaltı
  • kamp
  • kamp alanı
  • kamp amerika
  • kamp eczanesi
  • kamp ekipman
  • kamp matı
  • kamp mutfağı
  • kanada
  • karadağ
  • karadeniz
  • karavan
  • karavan kampı
  • karesi ekspresi
  • karester yaylası
  • kars
  • kars kalesi
  • kart
  • kasım
  • kastamonu
  • kayak
  • kayak merkezleri
  • kayseri
  • kıbrıs
  • kış
  • kızılcahamam
  • kira
  • kocaeli
  • konaklama
  • kosova
  • kredi kartı
  • kutlama
  • küba
  • kültür
  • kütahya
  • macera
  • makedonya
  • malatya
  • maliyet
  • manzara
  • marmara
  • mil
  • miras
  • moldova
  • osmaniye
  • otel
  • outdoor
  • oyun
  • öğrenci
  • pamukkale
  • para
  • pasaport
  • rehber
  • rize
  • rota
  • rüzgar
  • sabahlamak
  • seyahat
  • sırbistan
  • sırt çantası
  • singapur
  • şile
  • tarih
  • tatil
  • tax free
  • tcdd
  • telefon
  • temizlik
  • tırmanma
  • travel
  • tren
  • türk lirası
  • türkiye
  • ucuz
  • uçak
  • ukrayna
  • uluslararası
  • uygulama
  • uyku tulumu
  • uyumak
  • uzungöl
  • ülke
  • üniversite
  • vanlife
  • vatandaşlık
  • verçenik yaylası
  • vergi
  • vietnam
  • visa
  • vize
  • vizesiz ülkeler
  • wordpress
  • work
  • work and travel
  • world
  • yapıt
  • yaz
  • yedigöller
  • yemek
  • yeşil pasaport
  • yeşillik
  • yurtdışı

Advertisement

Main Ad

Trend Tags

  • abd
  • adana
  • afrika
  • afyon
  • ağva kilimli koyu
  • airport
  • almanya
  • amerika
  • andorra
  • anı harabeleri
  • ankara
  • antalya
  • apostil
  • app
  • araç
  • arkadaş
  • asya
  • Atatürk
  • avrupa
  • avusturya
  • ayder yaylası
  • balıkesir
  • balkanlar
  • bandırma
  • banka
  • bebek
  • belarus
  • bisiklet
  • bisikletli kamp
  • blog
  • blogger
  • bolu
  • bosna hersek
  • bursa
  • card
  • couchsurfing
  • çadır
  • çadır kurulumu
  • çalışmak
  • çıldır gölü
  • çin
  • çin seddi
  • çipli pasaport
  • denizli
  • doğa
  • doğu ekspresi
  • dolar
  • dost
  • dünya
  • e-pasaport
  • elazığ
  • en iyi bölgeler
  • erciyes ekspresi
  • erzurum
  • eskişehir
  • etik
  • euro
  • evcil
  • everest
  • festival
  • fırat ekspresi
  • fotoğrafçılık
  • galata kulesi
  • gecelemek
  • gezi
  • glamping
  • gümüşhane
  • güney kurtalan ekspresi
  • gürcistan
  • güvenilir
  • güvenlik
  • harcama
  • hava durumu
  • havaalanı
  • havalimanı
  • hayvan
  • hindistan
  • hostel
  • ısparta
  • iç anadolu
  • ingiltere
  • interrail
  • isic card
  • istanbul
  • iş
  • izmir
  • jet lag
  • kahvaltı
  • kamp
  • kamp alanı
  • kamp amerika
  • kamp eczanesi
  • kamp ekipman
  • kamp matı
  • kamp mutfağı
  • kanada
  • karadağ
  • karadeniz
  • karavan
  • karavan kampı
  • karesi ekspresi
  • karester yaylası
  • kars
  • kars kalesi
  • kart
  • kasım
  • kastamonu
  • kayak
  • kayak merkezleri
  • kayseri
  • kıbrıs
  • kış
  • kızılcahamam
  • kira
  • kocaeli
  • konaklama
  • kosova
  • kredi kartı
  • kutlama
  • küba
  • kültür
  • kütahya
  • macera
  • makedonya
  • malatya
  • maliyet
  • manzara
  • marmara
  • mil
  • miras
  • moldova
  • osmaniye
  • otel
  • outdoor
  • oyun
  • öğrenci
  • pamukkale
  • para
  • pasaport
  • rehber
  • rize
  • rota
  • rüzgar
  • sabahlamak
  • seyahat
  • sırbistan
  • sırt çantası
  • singapur
  • şile
  • tarih
  • tatil
  • tax free
  • tcdd
  • telefon
  • temizlik
  • tırmanma
  • travel
  • tren
  • türk lirası
  • türkiye
  • ucuz
  • uçak
  • ukrayna
  • uluslararası
  • uygulama
  • uyku tulumu
  • uyumak
  • uzungöl
  • ülke
  • üniversite
  • vanlife
  • vatandaşlık
  • verçenik yaylası
  • vergi
  • vietnam
  • visa
  • vize
  • vizesiz ülkeler
  • wordpress
  • work
  • work and travel
  • world
  • yapıt
  • yaz
  • yedigöller
  • yemek
  • yeşil pasaport
  • yeşillik
  • yurtdışı

Pages

  • EV
  • EV
  • EV

Most Trending

  • "Babam Beni Şah Damarımdan Öptü" - Ozan Önen
       İnsan, babası hayattayken, sanki tüm babalar hayattaymış gibi bir yanılgıya; babası öldüğündeyse sanki sadece kendi babası ölmüş gibi bir...
  • "Kadın Yok Savaşın Yüzünde" - Svetlana Aleksiyeviç
     İnsan savaştan büyük...     Büyük olduğu sahneler akılda kalan. Savaşta insanı yönlendiren bir şey var ki tarihten bile güçlü. Daha derinde...
  • Tolstoy - Polikuşka
     Tam da o sırada Yegor Mihayloviç konağın kapısında gözüktü. Şapkalar art arda başlardan alındı, kâhya yaklaştıkça ortasından, önünden dazla...
  • Rebecca Solnit - Karanlıktaki Umut
      Neden-sonuç ilişkisi tarihin ileri doğru hareket ettiğini varsayar ama tarih bir orduya benzemez. Tarih, yanlamasına seğirten bir yengeç, ...
  • "İpekli Mendil" - Sait Faik Abasıyanık
    Vakit geçiyor. Gün akşama, akşam geceye dönüyor ve bütün bunlara kuşlar şahit, gök şahit, insan şahit. Yaşlanıyoruz. Sait Faik nasıl anlatıy...
  • UKRAYNA'YA GİTMEK
    ARABA İLE GİTMEK… Mail kutuma yoğun bir şekilde gelen bir diğer soru, Ukrayna’ya araba ile gitmek. Her ne kadar Ukrayna’ya araba ile yolculu...
  • "Pan" - Knut Hamsun
     Üçüncü Demir Gece; olanca gerginlik içinde bir gece. Hiç değilse biraz don olsaydı! Don yerine gündüzün güneşinden kalma bir sıcaklık; ılık...
  • ŞİMŞİRLİK KAMP ALANI VE ALABALIK TESİSLERİ
    Ulaşım Düzce merkezine, İstanbul yada Ankara'dan otoban yoluyla ulaşmak mümkün. İstanbul - Düzce otoban çıkışı 210 km. Merkeze ulaştığın...
  • KAMP MATI NEDİR VE NASIL SEÇİLİR?
    Özellikle uzun süre yürüyerek seyahat ederken yaptığım doğa kampları sırasında karşılaştığım en keyif bozucu durum kamp çadırını kuracak uyg...
  • "Şizodüş" - Merve Sevde Selvi
    Akşam oluyor. Şehrin üstüne karanlık inerken daralan göğsümü, dünyanın muhtelif yerlerindeki gün doğumlarını düşünerek geniş tutuyorum. Masa...

Featured Posts

About Me


I could look back at my life and get a good story out of it. It's a picture of somebody trying to figure things out. Great things in business are never done by one person. They’re done by a team of people.

Popular Posts

  • Stuart Dybek - Chicago Kıyıları
  • "Kızgın Ova" - Juan Rulfo
  • "Tutkulu Perçem" - Sevgi Soysal

Advertisement

Designed By OddThemes | Distributed By Blogger Templates